ÇAKIRLIDA HAYAT

 

Beşikdüzü’nün en uzak köyüdür.

Dizginesinden Yoroz  Burnu görülür

İnsanları güleryüzlü, misafirperverliğiyle ünlüdür.

İşte bu bizim Çakırlı Köyümüzdür

 

İlkbaharda  dalları yeşerir

Meyve ağaçları çiçek açar

Avular mis gibi kokar; arılar bal için çeşit çeşit çiçeklere konar

Karlar erir, deresi coşar,balıklar yavrular

 

Sabah güneşi Melikşah Kalesi’nden aşar;

Sabah kahvaltısı erken yapılır

Erkekler tarla beller; kadınlar tarla kazar.

Mısır, patates eker, çocuklar su taşırlar

Öğlen olunca bohça açılır

Ne de tatlı olur mısır ekmeği ,turşu,yoğurt

Hele bir de bahçede yorgunluk çayı,

Doyum olmaz tadına…

 

Yaylada karlar eriyince ekine gidilir

Papatyalar açmış ekin yeşermeye başlamıştır

Yayla bekçilerimiz dört gözle

Göçlerin gelmesini beklerler

Önce koyun göçleri sonra diğerleri

Kadırga’ya akın eder…

 İnekler süslense de

Artık yolculuk taşıtlarla yapılır

Sırtta bir sepet, inek çanı sesleri

Yolda konaklama çocuğu erkeği kadını yaşlısıyla

Buz gibi subaşlarında mola

Yiyecekler konur ortaya

Katıklar genel de aynıdır(çökelek, pırasa, soğan, yoğurt, pekmez)

Kardeşçe bir paylaşımdır bu

Bir de yolun hiç bitmesini istemeyen

Gizlice bakışan gençler

Çam kokusu, bol oksijenli hava

Hepsi çok güzeldi ama kaldı mazide

 

Okulların tatil olmasıyla gurbetçiler gelmeye başlar köye

Önce çocuklar ve kadınlar…

Kilitli kapılar açılır

Evler temizlenir, fındık hazırlığına başlanır.

Baba iznini fındığa ayarlamaya çalışır

Amaç tatil masrafını çıkarmak,

İznini anne babasıyla geçirmektir.

Tabi birde fındık çoksa dolar taşar ocaklar, şenlenir köyümüz

 

 

 

Fındık zamanına ayarlanır düğünler

Gelin-damat çokça katılım bekler

Gece horon oynanır, bolca mermi atılır.

Kına yakılır, gelin ağlatılır.

Sabah olunca gelin kuaföre gitmek için evden alınır.

Ama bu kolay olmaz, önce bahşiş ile kapı açılır

Adetten yol da kesilmiş olabilir

Küçük hediyelerle yoldaki engeller de kaldırılır,

Sonra bütün köylü arabalarla düğün salonuna taşınır

İnsanlar gönlünce horon oynar, eğlenir.

Sonra takılar takılır, yeni çifte destek olunur

Böylece mutlu bir ailenin daha temeli atılmış olunur.

 

 

Yeni nesil narindir, tembeldir.

Pek sevmezler fındık toplamayı

Hele o dik arazide çok zordur fındık toplamak sonra da taşımak

Ama gençlerin “heeyy” çekişi, gurbetçilerin silahlarının pasını silmeleri şenlendirir fındıklığı

 

 

Kimi balık avcıları iş başındadır

Nerde o eski balıklar deseler de

Bir tutkudur balık tutmak…

Eski kalabalık olmasa da yine güzeldir

Cazı Gölü, Cin Gölü…

Bulanır Şillik,Kesme Gölü…

 

Kirazlar, incirler dalında yenir, kestane kuzinede pişirilir

Katkısız yapılır dut, armut, üzüm pekmezi.

Süt mısırları, köy salatalığı, domatesi, biberi,

Patlıcanı, patatesi, peziği, külürü, pırasası, taze soğanı,

Turşu koymak için fasulyesi

Artık köyümde de yetişir oldu kivisi, şeftalisi, mandalinası

 

Fındık toplanmış, patozlanmış, kurutulmuş,

İzin bitmiş artık gurbete dönme vakti gelmiştir.

Çünkü insan doğduğu değil, doyduğu yerde yaşarmış.

Tarlalar sararmış, fırınlar yakılmış,

Patateslerin sökülme vakti gelmiştir.

Kışlık odunlar hazırlanmıştır.

Yaşlılar da kışı geçirmek için ya çocukların yanına gitmiş ya şehre inmiştir

 

 

Köyümüzde sonbahar mevsimi de bir başka güzeldir.

Ağaçların yaprakları sararır ve dökülür.

Köyde hayvancılık yapan çok az kalsa da

Yaprakların gazeli süpürülür, depolanır.

Sonra hayvanların altına serilir,üşümesinler rahat yatsınlar diye

 

 

Kış mevsiminde köyümüz tenhadır.

Kar önce Kabalak Tepesi’nde görülür.

Hava soğuktur ama kış hazırlığı yapanlarda endişe yoktur.

Çünkü odunları, çayırları, gazelleri, yiyecekleri çoktur.

Kar zamanla çoğalır;1-1,5 metreye ulaşır.

Elektrikler kesilir, yollar kapanır.

Olsun sağlık oldu mu gerisi kolay

Kuzinelerin üzerinde sular fokurdar, çaylar demlenir

Kuzinenin fırınında patatesler pişer, afiyetle yenir

Tek eksik o eski komşuluk ilişkilerinin ev sohbetlerinin önemini yitirmesidir.

Çünkü artık herkesin evinde bir sihirli kutu(televizyon) vardır

Köyün en kalabalık yeri kahvehane ve bakkal yanıdır.

Kahvehanede sabahtan geceye kadar oyunlar oynanır, sohbetler edilir

Oyun masalarında bazen anlaşmazlıklar olur

Kahvehanede gürültü olur, kıyamet kopar

Aslında köy kahvesinin farklılığı tadı da buradadır.

 

 

                                                                                             BİROL KÖSE

                                                                                             TÜRKÇE ÖĞRETMENİ